TÜRKİYE CANIM FEDA

HTML KOD

TÜRKİYE CANIM FEDA

HTML KOD

WwW.muhammed-sarikoc.tr.gg

   
  KAFKAS TÜRKLERİ
  Şimali Kafkas Cemiyeti
 

Kafkas-Rus savaşlarının bir uzantısı olarak Osmanlı İmparatorluğu'nda XIX. yüzyılda ortaya çıkan Kuzey Kafkasya diasporası(1) ilk formel yapılanışını II. Meşrutiyet'in hemen sonrasında gerçekleştirdi. Bu, bir "kültürel çoğulcu yapı"yı, "etnisite açısından farklılık taşıyan, ama, müslümanlık ölçütünde birleşen bir kitleyi" ifade eden "Osmanlılık" olgusunda(2), diasporanın önemli bir dönemecini teşkil ediyordu. Kurucu ve üyeleri arasında dönemin asker/bürokrat, yazar, hukukçu, doktor vs. tabakasına mensup bir çok tanınmış siması bulunan Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti (ÇİTC)(3), henüz "hukuki bir alt yapısı olmayan" cemiyetleşme sürecinde(4) "müslim azınlıkların" oluşturdukları "yarı siyasi sayılabilecek" bir kuruluş(5) halinde diğer cemiyetler arasındaki yerini aldı. Giderek parçalanan Jöntürk hareketi içindeki bir çok Kuzey Kafkasyalı sima da, bağlı bulundukları fırkalarla ilişkilerini kesmeksizin ÇİTC'nin faaliyetlerine iştirak etti. Sözkonusu faaliyetler doğrudan ya da XIX. yüzyılın son çeyreğinde, bir kültür merkezi olan İstanbul'da öğrenim görenler(7) kanalıyla ata topraklarına dek uzatıldı.

Kırsal özelliklere sahip Kuzey Kafkasya diasporasının entellektüel donanımlı bu topluluğu, katılımcıların profili dikkate alındığında, homojenlikten oldukça uzaktı. "Hace-i evvel" Ahmet Mithad Efendi ile Mizancı Murad gibi çok farklı kulvarlarda koşan iki isim ya da "Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti"nin kurucu dört isminden biri Kafkasya doğumlu Dr. Mehmed Reşid ile 1908 meclisinde İstanbul Mebusu olan İttihad ve Terakki karşıtı, aynı zamanda "Şehrah" ve "Tanzimat" gibi gazetelerin yayımcısı Tahir Hayreddin(7), aynı cemiyette buluşabiliyorlardı. Buna karşılık, Mahmud Şevket Paşa veya Aziz Ali Mısri gibi, yakın sayılabilecek geçmişleriyle ilgilerini kesmiş gözüken simalar hiç bir şekilde diaspora oluşumlarına katılmamışlardı.(8)

Bir dizi kültürel çalışma başlatarak hem diasporanın, hem de Kuzey Kafkasya'nın aktüel sorunlarına el atan ÇİTC, 31 Mart ayaklanmasını takip eden günlerde partilerüstü düşünceyle oluşturulmaya çalışılan "Heyeti Müttefikai Osmaniye"nin kuruluşunda izlendiği gibi, Osmanlı siyasal alanında da kendine yer bulmaya çalışmıştı.(9)

Diasporanın politik çalışmalarında Ayan Azası Müşir Fuad Paşa(10) kilit isimdi. Kurat'ın kaydettiğine göre Enver Paşa, daha 1914 Ağustos'unda onun kanalıyla Kuzey Kafkasya'da Rusya'ya karşı bir hareketi organize etmek düşüncesindeydi. Kafkasya'da "birkaç muhtar ülkeden müteşekkil bir devlet teşkili" ve "başına bir Osmanlı prensinin getirilmesi" planını uygulayacak "Türk Sıhhi Misyonu' adı altında" Osmanlı vatandaşı bazı muhacirlerden kurulan organizasyonun mimarı Müşir Fuad Paşa idi(11) . İttihad ve Terakki'nin desteğiyle I.Dünya Savaşı içinde Azeri ve Gürcü grupların da katılımıyla önce "Kafkasya Komitesi"; daha sonra "Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacirleri Komitesi" ünvanıyla örgütlenen kapalı yapılanışlarda(12) Müşir Fuad Paşa'nın önemli bir konumda bulunduğu eldeki belgelerden anlaşılmaktadır. Aynı isim, Osmanlı dönemi Kuzey Kafkasya diasporasının en politize örgütü olan ve esasen ÇİTC kadrolarına dayanan "Şimali Kafkas Cemiyeti"nde de ağırlıklı bir yere sahipti.

Halihazırda "Şimali Kafkas Cemiyeti"'ne (ŞKC) ilişkin elimizde bulunan iki temel belgeden ilki, büyük bir tesadüfle tarafımdan çöp yığınının içinden çıkarılan, 1335 (1919) yılında İstanbul'da "Minber Matbaası"nda basılmış 12 maddelik bir talimatname olup, kıymetli arkadaşım Berat Bir tarafından günümüz Türkçesine aktarılarak yayımlanmıştır.(13) Yine 1919'da aynı matbaada basılan 11 madde ve 8 sayfadan ibaret cemiyetin nizamnamesi ise, titiz bir araştırmacı kimliğine sahip Sn. Sefer E. Berzeg tarafından yakın zamanlarda neşredilmiştir.(14) ŞKC ve çalışmalarına ait diğer önemli tamamlayıcı bilgiler, aralarında "Mustafa Suphi hadisesi" de olmak üzere yakın dönemin bazı önemli olaylarına ışık tutabilme gücüne sahip "Kafkasya Hatıraları" adlı kitapta bulunmaktadır.(15)
1933 yılında kaleme alınan sözkonusu hatıratın(16) sahibi, Abhaz kökenli Mustafa Butbay hakkında ne yazık ki pek bilgimiz yoktur. Bir kısmını sözkonusu kitapta bulduğumuz sınırlı bilgiler(17); ihtiyatla karşılanabilecek bazı noktalara rağmen Dr.Vasfi Güsar'ın (1895-1978) yayımlanmamış notlarıyla tamamlanabilmiştir(18).

ŞKC'nin nizamnamesi 1919 tarihli olmakla birlikte, kuruluşun bu tarih öncesinde (büyük ihtimalle 1918 baharında) gerçekleştiği bazı kayıtlardan anlaşılmaktadır. Sözkonusu kayıtlardan biri, Kafkasya doğumlu göçmen olan Aziz Meker (1877-1941) Bey'in 1918 yılında cemiyetin Beyoğlu'ndaki merkezinde "Kafkasya'nın Ahval-i İçtimaiye ve İktisadiyesine Dair Konferans" başlığıyla sunduğu anlatımdır ki, 37 sayfalık bir risale halinde aynı yıl "Ahmet İhsan Matbaası"nda basılmıştır.(19) Bütün Kuzey Kafkasyalıları "bir büyük aile ve bir millet" kabul eden Şimali Kafkas Cemiyeti'nin açık amaçları, nizamnamesinin ikinci maddesinde "Kuzey Kafkasya'nın asli unsurlarının milli haklarını savunmak, elde etmek ve adı geçen unsurlar arasında kardeşlik, milli dayanışma ve yardımlaşmayı kurmak ve güçlendirmek; milli karakteri geliştirmek, ilimler ve uygulamalı bilimleri (ulûm ve funûnu) ve özellikle milli eğitimi yaymak ve genelleştirmek; sanat ve ticareti teşvik, yetim çocukları ve yardıma muhtaç aileleri himaye; hastalıklara karşı mücadele ile milli nüfusu arttırmak ve soyun saflığını korumaktır" şeklinde sıralanmış; bunlara ulaşmak için "milli dilleri yazılı hale getirmek", "milli okullar kurarak milli eğitimi yaymak" "milli unsurlarının bulunduğu yerlerde şubeler açmak" "çeşitli dillerde gazete ve broşürler yayımlamak" gibi vasıtalar kullanılacağı ifade edilmiştir.

ŞKC başkanlığına getirilen "Milli Ajans Müdürü" Hüseyin Tosun (Şhaplı) Bey, Osmanlı siyasal yaşamının en ilginç simalarından biri idi. Harbokulu'nu bitirdikten sonra, ihtilalci eylemleri sebebiyle tutuklanmış, daha sonra Trablus Askeri Rüşdiyesi'ne Fransızca öğretmeni olarak gönderilmişti(1896). "Çerkes göçmenleri temsilcisi" sıfatıyla, 1902'de Paris'te toplanan "Osmanlı Liberalleri Kongresi"ne iştirak eden Hüseyin Tosun, bu kongredeki anlaşmazlıkların bir uzantısı olarak oluşturulan "Teşebbüs-ü Şahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti"nin kurucuları arasında yer almış, Avrupa'dan Kafkasya yoluyla geçtiği Anadolu'da "Erzurum İsyanı"nındaki (1907) rolü dolayısıyla ömür boyu hapse mahkum edilmiş, II. Meşrutiyet'in ilanıyla serbest bırakılarak Erzurum'dan "Mebuslar Meclisi"ne üye seçilmişti. Ateşli bir Kafkasya milliyetçisi olarak, diaspora teşekküllerinin aktif elemanları arasında gözüken Hüseyin Tosun'un yanısıra(20), ŞKC bünyesinde, Dr. Mehmed Reşid Bey(21), Bekir Sami Kundukh(22), İsmail Canbulat(23), Yusuf İzzet Paşa(24), Aziz (Meker) Bey(25), Hüseyin Kadri (Şhaplı)(26), Hayriye Melek Hanım(27) gibi simalar da bulunmaktaydı.

Günümüze ulaşan metinlerinde her ne kadar toplumsal, kültürel ve ekonomik konular ağırlıklı gözükse de, Şimali Kafkas Cemiyeti politik gelişmelerde yer almaktan kaçınmamıştı. Kafkasya'nın bağımsızlığı düşüncesinin daha 1914'lerde, ŞKC çalışmalarına da katılanlar tarafından uluslararası platformlara taşınması dikkate alındığında, bu husus hiç de yadırgatıcı gelmemektedir. Rusya'da monarşinin çöküşü ve bolşevik ihtilalini takip eden günlerde sözkonusu çevreler açıkça, Osmanlı politik sahnesinde etkili konumlarıyla, "anavatan"larıyla politik ilişkilerini çok farklı boyutlara taşıyarak resmi ve gayri resmi ilişkilerin odağında yer almışlardı. Nitekim, Nisan 1918'de Osmanlı-Transkafkasya görüşmelerini izlemek üzere Trabzon'a gelen bir delegasyon, kendisi de Kuzey Kafkasya kökenli Miralay Hüseyin Rauf (Orbay) ile temas kurmuş(28), konferansın çıkmaza girmesi üzerine İstanbul'da Osmanlı hükümetiyle resmi temaslara başlamıştı (6 Mayıs 1918). Heyetin Osmanlı yetkililerden aldığı "Kafkas halklarının bağımsızlığını tanımaya hazır olduğunu ve müttefiklerinin de tanıması için gerekli girişimlerde bulunacağı garantisi"nin(29) arkaplanında diaspora siyasetçilerinin desteği sözkonusudur. Pera Palas'a yerleşen bu heyet çeşitli zamanlarda diaspora kuruluşlarının yöneticileriyle gelişmeler hakkında bilgi alışverişi yapmış, 11 Mayıs 1918'de "Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti"nin ilanını gerçekleştirmişti.

Heyetin basın organlarıyla irtibatı, ŞKC başkanı ve aynı zamanda "Milli Ajans" müdürü Hüseyin Tosun Bey kanalıyla sağlanmış, kamuoyunu harekete geçirmeye yönelik bir dizi ziyaret(30) muhaceret kesimince organize edilmişti. 8 Haziran 1918'de imzalanan "dostluk ve karşılıklı yardım anlaşması"(31) çerçevesinde Kuzey Kafkasya'ya gönderilen, çoğu eski muhacerete mensup askerlerden oluşan Osmanlı birliklerinin desteğiyle köklendirilmeye çalışılan yeni devlet, olanca çabalara rağmen Osmanlı İmparatorluğu dışında hiç bir devlet tarafından "de jure" tanınmadı(32). Uluslararası platformda yalıtılmışlığına karşılık, yeni oluşum İttihad ve Terakki'nin ileri gelenleri ve ŞKC kadrolarınca desteklendi. Öyle ki, Talat Paşa kabinesi 14 Ekim'de istifa etmesine, 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasına rağmen siyasi ve askeri yardım sürüyordu(33). Enver Paşa, 22 Ekim 1918'de "hasımlar"la temas sağlanmasına ilişkin İsviçre Sefiri'ne gönderdiği bir notta, tarafsız ülke İsviçre'de faaliyet gösterecek bir heyetin yola çıkmak üzere olduğundan bahsediyordu(34). Sözkonusu heyet üyeleri arasında Kuzey Kafkasya Dışişleri Bakanı Haydar Bammat'ın (1890-1965) yanısıra Şimali Kafkas Cemiyeti elemanlarından Aziz Bey (Meker) de bulunmaktaydı.

Ne var ki, İttihad ve Terakki hükümetinin çökmesi Şimali Kafkas Cemiyeti'nin çalışmalarını geriletmekle kalmadı, gelir kaynaklarını da önemli ölçüde daralttı. Partinin lider kadrosu Osmanlı sınırları dışına çıkarken, 5 Kasım'da İstanbul Polis Müdürlüğü İttihadçıların ileri gelenlerinden ve Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti ile Şimali Kafkas Cemiyeti mensubu Dr. Reşid Beyi tutukladı(35). 13 Kasım 1918'de "de facto" olarak İstanbul'un müttefiklerce işgaline başlandı(36). Bu aşamada cemiyetin ünvanı "Şimali Kafkasya Muhacirleri Cemiyet-i Hayriyesi"ne dönüştürüldü. Mütareke öncesinde titizlikle yapılan (hatta "gizli") üye kayıtları gevşetilerek, başvuran herkesin cemiyet bünyesinde çalışabilmesine yol açıldı.

Bammat'ın Polonya devlet başkanı Pilsudski'ye "iki ülkeyi birbirine bağlayan tarihi dostluğu, yurttaşlarının samimi duygularını hatırlatarak işbirliği teklifi"nde bulunduğu mektubunun Aralık 1918'de Bern'den gönderildiği(37) dikkate alındığında, Enver'in bahsettiği heyetin, aynı ay Bern'de çalışmalara başlamış olması güçlü bir ihtimaldir. Bu tarih yaklaşık olarak, Enver Paşa'ya gönderilen 30 Nisan 1919 tarihli bir telgrafla da teyid edilebilir(38). Butbay, İttihadçıların maddi desteği bağlamında, Enver Paşa'nın, Kuzey Kafkasya meselesini Batı kamuoyuna ulaştırma çalışmalarında kullanılmak üzere 10.000 mark tutarında bir fon aktardığını, Haydar Bammat ile Aziz Bey'in bu parayla İsviçre'de bazı kitap ve broşürler neşrettiklerini kaydetmektedir ki(39), ilgili dönemin literatürü karıştırıldığında karşımıza, Bern ve Lozan basımlı birkaç kitapçık çıkmaktadır(40). Bunlara ilave olarak, Enver Paşa'nın "İslam dünyasının emperyalizm boyunduruğundan kurtulmasına" yönelik faaliyet göstermesini planladığı "İslam İhtilal Cemiyetleri İttihadı"nın(41) yayın organı "Liva El İslam"ın (İslam Bayrağı) sorumlusunun, Osmanlı tebasından Uzunyayla doğumlu bir hekim ve ÇİTC üyelerinden İlyas Bragun olması da kayda değerdir.

Mütareke sonrasının güç koşullarında ŞKC'nin zorluklarla karşılaşmaması imkansızdı. Cemiyet buna rağmen hem iç meselelerle, hem de Kafkasya'ya yönelik hedeflerinde ısrarlı bir tutum izlemeye devam etti. 24 Şubat 1919 günü cemiyet merkezinde, diğer Kuzey Kafkasya muhacir kuruluşlarının ve asker/bürokrat tabakaya mensup bazı simaların katılımıyla Osmanlı sınırlarındaki ve Kafkasya'daki son gelişmelerin ele alındığı bir toplantı gerçekleştirildi(42). Müşir Fuad Paşa'nın oturum başkanlığındaki bu toplantıya, aralarında Hüseyin Rauf Bey (Orbay) olmak üzere 108 kişi iştirak etti ve mutabık kalınan konuların, bir kurul aracılığıyla Padişah'a bildirilmesi karara bağlandı(43). Cemiyetin elemanları da bir müddet sonra, kararlar doğrultusunda, özellikle güney Marmara ve İzmit-Düzce arasında Kuzey Kafkasya muhacirlerinin yoğun olduğu yörelerde "vatandaşlar arasına düşmanlık sokan, memleketin sükun ve rahatını bozan serkeşlere" nasihatler vermek üzere çalışmalara koyuldu(44).

Diğer taraftan, İstanbul'daki yabancı misyon temsilcilikleri nezdinde girişimler yapmak üzere, siyasal tercihlerindeki farklılıklar bakımından son derece ilginç kompozisyon oluşturan dört kişilik bir kurul teşkil edildi. Bir dönem "Hürriyet ve İtilaf Fırkası"nın yükünü omuzlayan Müşir Fuad Paşa (Thuga), Prens Sabahaddin grubunun kilit isimlerinden Hüseyin Tosun (Şhaplı), Spartakist hareket etkisinde Türkiye'nin ilk legal "komünist" partisi sayılan "Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası"nın(45) ilk başkanı olan ünlü ressam Namık İsmail (Zeşu) (1890-1935)(46) ve Mustafa Butbe'den (Butbay) oluşan bu kurul Kuzey Kafkasya bağımsızlığının tanınmasına yönelik çalışmalar sergiledi.

Bunların yanısıra, 1919 yazına dek ŞKC, nizamnamesinin üçüncü maddesine uygun olarak, kültürel aktiviteler kapsamında "milli diller" üzerine çalışmalara hız verdi. Cemiyet bünyesinde Yusuf İzzet Paşa'nın başkanlığındaki alfabe komisyonu latin esaslı alfabeyle Kuzey Kafkasya dillerinin yazıya aktarılmasına koyuldu. Şimali Kafkas Cemiyeti'nin yayını olarak çıkan bazı çalışmalar "Çerkes İnas Numune Mektebi" ve "Çerkes Teavün Cemiyeti" gibi yerlerde satışa / dağıtıma sunuldu. Bunlar arasında bir ilahiyatçı, öğretmen ve hukukçu olan Hüseyin Şem'i'nin (Tümer)(47)"Tıme Hace Yedıqkue Seyin" imzasıyla neşredilen iki kitabı, Humus (Suriye) doğumlu bir eğitimci Blenav Batuk(o) Harun'un(48) imzasını taşıyan alfabe çalışması, Galatasaray Lisesi ile Darüşşafaka'daki öğretmenliğinin yanısıra "Beşiktaş İnas Terakki Mektebi Müdürlüğü" yapan Mustafa Butbay'ın "Abıtr M." imzasıyla çıkan ve "her hakkı Çerkes Yetim Mektebi menfaatine" bırakılan latin esaslı Abhaz alfabesi dikkate değerdir(49).

Mütareke sonrası, "siyasetle uğraşmayan" bir yapı görünümüne bürünmesine rağmen ŞKC, özellikle Damat Ferid hükümetinin baskısından kaçamadı. Üyelerinin büyük kısmının aynı zamanda İttihadçı kadrolar arasında ya da yakınında yer alması, ŞKC'nin İttihad ve Terakki'nin uzantısı ve propogandacısı olduğu izlenimini güçlendiriyordu. İngiliz komutanlığına bu yönde bilgi aktarılması üzerine, cemiyetin Beyoğlu'ndaki merkezi 21 Haziran 1919'de basılarak ŞKC kapatıldı. Butbay bu kapatılış öyküsünü "(...) bir gün bir İngiliz subayı, yanında bir İngiliz polisi olduğu halde cemiyetin Beyoğlu merkezine geldi, bizi dağıttı, kasayı mühürledi, mevcut evrak ve defterleri müsadere etti. Bizler de kapı dışarı olduk. Dün yardımlarını istediğimiz bir hükümetin, bugün bizi çalışmaktan alıkoymasına hayret ettik. Hele hükümet merkezinin İngiliz zabıtası vasıtası ile bizi sıkıştırması çok çirkin idi" diyerek anlatır(50). Baskın sırasında binada bulunan Butbay ve Hüseyin Şem'i (Tümer) tarafından imzalanan bir tutanakla(51) teslim alınarak Beşiktaş'taki "Anas Terakki Mektebi"ne bırakılan ŞKC'ne ait eşyaların çoğu basılı yayındı(52). ŞKC'nin kapatılması, faaliyetlerinin sona erdiği anlamına gelmiyordu. Mekansız kalan cemiyet üyeleri kâh evlerde ya da otel odalarında, kâh "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti"nde toplanarak bir yandan hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdü, öte yandan da Damat Ferid Paşa'nın iktidardan uzaklaştırılması girişimlerinde bulundu. Nitekim Damat Ferid'in üçüncü kabinesinin düşmesinde Müşir Fuad Paşa'nın Vahdeddin ile yaptığı görüşme etkili oldu (Eylül 1919).

Cemiyetin bu karmaşık dönemde Kuzey Kafkasya'ya yönelik yapabildiği en önemli yardım, siyasi-askeri bir delegasyonun ata topraklarına gönderilmesi oldu. "Bir ve bölünmez Rusya" peşindeki beyaz general Denikin'in 1919'nin ilk günlerinde başlayıp Mayıs ayına dek Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti topraklarında sürdürdüğü geniş çaplı harekatında ulusal hükümet dağılmış, direniş bu coğrafyadaki tüm grupların iştirakiyle, Uzun Hacı ve Akuşalı Ali Hacı'nın liderliğindeki "Savunma Konseyi" tarafından yönetilmeye başlanmıştı. Maddi olanaksızlıklar ve politik açmazlarla uzun süredir boğuşan Kuzey Kafkasya'ya destek sağlanması amacıyla İstanbul'a gönderilen murahhasların seslendirdiği taleplerin muhatabı ŞKC olmuştu. Cemiyetin Harbiye Nazırı Cemal ve Fevzi Paşaların, yanısıra Kazım Karabekir'in "muvafakat ve muavenetlerile" giriştiği bu eyleme(53) ilişkin son düzenleme, Butbay'ın kaydettiğine göre, Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919) sonrasında Bekir Sami (Kundukh) Bey'in Teşvikiye'deki evinde yapıldı. Eylül ayının ikinci haftasından sonra gerçekleştiği anlaşılan toplantıyı ilginç kılan nokta, plana gizli direniş örgütü "Karakol Cemiyeti" liderlerinden (Kara) Vasıf Bey'in de iştirak etmesidir. Bu da, ŞKC'nin "Karakol Cemiyeti"yle organik bağlarını muhtemel kılmaktadır.

ŞKC'nin Kuzey Kafkasya'ya göndereceği delegasyona dahil olacak isimler, 1918'de "Kuzey Kafkasya Kolordusu"nun kurmay başkanlığı görevini yapan Kur. Alb. İsmail Hakkı (Berkok)(54) tarafından tesbit edildi. Bunlar Kur. Albay İsmail Hakkı (Berkok), Mustafa Butbay, Pilot Yüzbaşı Tevfik, Topçu Üstteğmen İsmail Hakkı, Piyade Teğmen Cudi, Piyade Teğmen Muzaffer, Hakkı Bey ve 6 öğretmen asker idi(55). Kurula, Tiflis'te bulunan Aziz Bey de dahil olacak, yolculuğun finansmanı ise, cemiyetin kontrolündeki bir kasadan karşılanacaktı(56). Dönemin İstanbul Merkez Komutanı Kuzey Kafkasya kökenli Ali Said Paşa (Akbaytugan) (1872-1950), Mustafa Butbay'ın izin problemini halletmiş, sonunda heyet 2 Şubat 1920 günü "Gülnihal" vapuruyla beş ay sürecek görevine başlamak üzere yola koyulmuştu (Kur. Albay İsmail Hakkı (Berkok) ile Topçu Üstteğmen İsmail Hakkı "işlerini bitiremediklerinden" bu vapura binememiş; Piyade Teğmen Muzaffer ile Emin adlı asker Hopa'da kafileyi terketmişlerdi)(57).

ŞKC'nin yaşamındaki dramatik safha, kurulun hareketini takip eden birkaç hafta sonra belirdi. Cemiyete doğrudan ya da dolaylı destek sağlayan bazı önemli isimler (eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf, eski Dahiliye Nazırı İsmail Canbulat, eski Karesi mebusu Hüseyin Kadri, ŞKC başkanı ve "Milli Ajans Müdürü" Hüseyin Tosun, eski Edirne Valisi Zekeriya Zihni, İstanbul Merkez Komutanı Ali Said Paşa, Mürsel Paşa), İngiliz işgal kuvvetleri tarafından Malta'ya sürüldü(58). ŞKC'nin aynı kaderi paylaşmayan diğer üyeleri ise, Anadolu hareketine destek çalışmalarını yoğunlaştırdı. Malta sürgünlerinin tamamına yakını da, dönüşlerinde aynı doğrultuda hareket etti. Cemiyetin özel bir misyonla gönderdiği kurulun bir kaç ay boyunca Kuzey Kafkasya'nın direniş güçlerini organize etmek, yeni bir parlamento oluşturmak, gerekirse bolşeviklerle uzlaşarak ulusal bağımsızlığı korumak amacıyla, çeşitli gruplarla ve bu arada Kafkasya'daki İtilaf kuvvetleriyle sağladığı temaslardan olumlu sonuç alınamamış, bu durumda Kur. Alb.İsmail Hakkı ile Aziz Beyler 27 Temmuz 1920'de Anadolu'ya geçmek üzere Trabzon'a ulaşmışlardı.

EK-I

ŞİMALİ KAFKAS CEMİYETİ NİZAMNAMESİ

Madde 1- Aşağıda ikinci maddede yazılı gayelere hizmet etmek ve genel merkezi İstanbul'da olmak üzere erkekler ve kadınlardan oluşan "Şimali Kafkas Cemiyeti" kurulmuştur.

Madde 2- Derneğin izleyeceği gayeler: Kuzey Kafkasya'nın asli unsurlarının milli haklarını savunmak, elde etmek ve adı geçen unsurlar arasında kardeşlik, milli dayanışma ve yardımlaşmayı kurmak ve güçlendirmek; milli karakteri geliştirmek, ilimler ve uygulamalı bilimleri (ulûm ve funûnu) ve özellikle milli eğitimi yaymak ve genelleştirmek; sanat ve ticareti teşvik, yetim çocukları ve yardıma muhtaç aileleri himaye; hastalıklara karşı mücadele ile milli nüfusu arttırmak ve soyun saflığını korumaktır. Madde

3- Dernek ikinci maddede belirtilen gayelere ulaşmak için herşeyden önce milli dilleri yazılı hale getirerek, milli okullar kurarak milli eğitimi yayacak ve genelleştirecektir. Milli unsurlarının bulunduğu yerlerde şubeler açacak, çeşitli dillerde gazete ve broşürler yayımlayarak ve gereken diğer vasıtalarla tarihini ve milli haklarını uygarlık dünyasına karı ilan edecek ve savunacaktır. Diğer milli kurumlarını oluşturarak milli ve medeni ihtiyaçlarını sağlayacaktır. Milli unsurlar arasında derneğin fikirlerini yaymak üzere, Dernek Genel Merkezi tarafından İstanbul'da bir gazete ve ayrıca bir risale (broşür) yayımlayacaktır.

Madde 4- Örgüt : Dernek İstanbul'da bulunacak olan bir genel merkez ile şubelerden ve bazı mıntıkalarda (yörelerde) birkaç şubeden oluşan ve mıntıkanın adını taşıyan ikinci derece merkezlerden oluşacaktır. İkinci derecedeki merkezler (merakız-ı tâliyye) Genel Merkez ve şubelerdeki ikinci derece merkezler tarafından tayin olunacaklardır. Genel Merkez, "Thamate Kurulu" ve "Genel Merkez Yönetim Kurulu"ndan oluşmaktadır. "Thamate Kurulu" ve "Genel Merkez Yönetim Kurulu" onikişer, İkinci Derece Merkez Kurulları yedişer ve şube kurulları beşer kişiden oluşacaklardır. Bir şube kurulundan biri başkan, diğeri sorumlu katip ve diğerleri üyelerdir. "Thamate" ve "İkinci Derece Merkezler" Kurulları üç yıl için, diğer kurullar birer yıl için seçilirler.

Madde 5- Kuzey Kafkasya milli unsurlarına (halklarına) mensup herkes (kadın veya erkek) derneğin gayelerini kabul etmek koşuluyla derneğin üyelerinden olabilir. Ancak oy kullanma hakkına sahip olabilmek için onsekiz yaşından aşağı olmamak ve en az ayda yirmi kuruştan ibaret bir para ödemeyi kabul etmiş olmak şarttır. Ölümünden önce önemli bir miktar para veren ve bağışlayan veya ölümünde önemli bir gelir vakfeden ve vasiyet eden, olağanüstü hizmeti görülen kişiler "şeref üyesi" (Aza-ı mübeccele) sayılırlar.

Madde 6- Seçim Usülü : Şubelerin yönetim kurulu her şubenin sınırı içinde bulunan üyeleri tarafından -her bir unsurun temsilcisi bulunacak şekilde- yapılacak genel toplantı ile seçilir ve "Genel Merkez"e bildirilir. Genel Merkez Yönetim Kurulu, ululen her şubenin seçip göndereceği birer kişiden oluşan murahhasların (delegelerin) yılda bir defa akdedeceği Kongre tarafından, bu kongreye katılan üyeler arasından seçilecek yirmidört kişi arasından "Thamate Kurulu" tarafından seçilerek atanır. Bu gayeyle İkinci Derece Merkez (Merakız-ı Tâliye) Kurulları da mıntıkasındaki şubeler tarfından aynı şekilde her yıl bir defa seçilir. "Thamate Kurulu", tüm şubelerin genel üyelerinin üç yılda bir toplanmasıyla ve gizli oy yöntemiyle seçecekleri kişilerden en çok oy alanlar aldıkları oy sırasıyla seçilirler. "Thamate Kurulu"nda, her milli unsurdan mutlaka bir kişi bulunacaktır. Üç defa "Thamate Kurulu"na seçilen ve atanan kişi bu kurulun daimi üyelerinden biri olur. Madde 7- Genel merkez yönetimi, ikinci derece merkezler ve şube kurulları üyeleri muvazzaf, yani ücretli ve sorumlu olacaklardır. Bu nedenle daimi toplantı halinde bulunacaklardır. Bu gayenin ilk yapılacak genel kongre ile sağlanmasına değin bu kurulların üyeleri fahri olarak görev yapacaklardır. Thamatelerin hakk-ı huzuru vardır. Madde 8- Görevler : Thamate Kurulu derneğin genel gayelerinin gerçekleşmesiyle görevli en yüksek kurulu ve dernek tüzüğünün nigehbanı (bekçisi, gözcüsü)dır. Derneğin genel gayeleri ile ilgili iş ve konuları genel merkez yönetim kuruluna tevdi eder. Thamate Kurulunun emrinde özel bir katip bulunur. Genel Merkez Yönetim Kurulu, Thamate Kurulu'nun nezareti altındadır. Derneğin sorumlu katibi Yönetim Kuruluna dahildir. Yönetim Kurulu bütçei eğitim, hukuk, sağlık, istatistik gibi iç kısımlara bölünür. Bu kurula dernek üyelerinden yardımcı ve fahri olarak devamlı üyeler alınabilir. Thamate Kurulundan bazıları müteehassi bulunduğu bu kısımlardan birisine ayrıca başkanlık edebilir. İkinci derece merkezler ve şubeler yönetim kurulları da genel olarak Genel Merkez Yönetim Kurulu gibi görevlerle meşgul olmak üzere üyeleri arasından görevleri paylaştırır. Yönetim Kurulu, kararlarından infaz ve icrasını kendi yetkisi dışında gördüklerini usulen Thaate Kurulunun görüş ve onayına arzeder. İki kurul arasında anlaşmazlık doğduğunda her iki kurulun genel eclis halinde toplanmasıyla ve oy çokluğu ile kararlar alınır. Thamate ve Yönetim Kurulları her yıl toplanacak olan genel Kongreye karşı müştereken sorumludurlar.

Madde 9- Kurullarda genel görevin cereyan tarzı hakkında ayrıca bir iç tüzük tanzim olunacaktır.

Madde 10- Çalışmanın cereyan tarzı: Genel Merkez ile İkinci Derece Merkezler ve Şubelerin yönetim kurulları daima faaliyet halinde bulunacaklardır. Her toplantıda bir başkan atanacak ve bütün görüşmeler kayıt ve zaptolunacaktır. Thamate Kurulu hiç olmazsa haftada bir defa toplanır. Her bir şubenin yönetim kurulu, Genel Kongrenin toplanmasından üç ay önce bir yıllık çalışmasına, gelirleri ve harcamalarına, gelecek yıl hakkındaki isteklerine ve şubenin genel durumuna dair ayrıntılı bir raporu Genel Merkeze verecektir. Genel Merkez de Derneğin bütününe dair aynı tarzdaki ayrıntılı raporunu Genel Kongreye arz etmeye mecburdur. Genel Kongre (Zeuç'e) her yıl Teşrinievvel ayının onbeşinde toplanır. Bu toplanma bir ay kadar devam eder. Kongreyi usulen Thamate Kurulu açar. İlk toplantıda kongre üyelerinin belgeleri incelendikten ve toplantının yapılması için gerekli üyenin mevcut bulunduğu belirlendikten sonra Thamate ve eski Merkez Genel Yönetim Kurulları üyeleri de dahil olduğu halde genel bir meclis halini alır. Bu toplantıya katılanlar arasında gizli oy usulüyle bir başkan, bir başkan yardımcısı ve üç katip seçildikten sonra diğerleri muhtelif inceleme ve çalışma encümenlerine ayrılırlar.

1- Geçen yılki çalışma dönemine ait bütçe,
2- Geçen yılın çalışmaları incelenir.
3- Gelecek yıla ait işler.
4- Gelecek yıla ait bütçe kararlaştırışır.
5- Gelecek yıla ait Genel Merkez Yönetim Kurulu seçilir.
6- Dernek tüzüğü hakkında gerekiyorsa incelemede bulunulur. (Tüzüğün değiştirilmesi ve yeniden ekler yapılması, kongre üyeleri tarafından gelecek teklif üzerine Kongre üyelerinin çoğunluğu tarafından kabul edilmek şartıyla yapılır).
7- Kongre, görüşmelerine ait ve o yıla mahsus bir broşür hazırlayarak yayınlar.

Madde 11- İşbu tüzük ilk teşekkül edecek Genel Kongrede (Zeuç) incelenmek ve onaylanmak üzere geçici olarak yayınlanmıştır.

(Sadeleştirilmiş metin için bkz: Sefer E. Berzeg - "Şimali Kafkas Cemiyeti Nizamnamesi' Hakkında Bazı Notlar ve Şimali Kafkas Cemiyeti", Kafkasya Gerçeği, Samsun, 1991,No:3, s:30-32)

EK-II
ŞİMALİ KAFKAS CEMİYETİ'NİN ŞUBELERİNE AİT TALİMAT

Madde 1- Bütün Şimali Kafkasyalılar bir büyük aile ve bir millet adı ile kabul edilecek ve bir ayırım yapılmaksızın her ferdi arasında birlik, dayanışma ve karşılıklı hürmet geçerli olacaktır. Tüm şubeler, belirtilen bu düşünceyi açıklayarak destekleyeceklerdir.

Madde 2- Çerkes kıyafeti ve adetleri fertler tarafından eksiksiz halde muhafaza ve takviye edilecektir.

Madde 3- Her bir şube, mıntıkasında oturan Kafkasyalıların nüfusu hakkında örneği mektup içine konulmuş şekilde, her sene bir istatistik cetveli tutacak ve bunun bir suretini düzenli şekilde genel merkeze gönderecektir.

Madde 4- Bütün çocuklar (kız ve erkek) için ilk öğrenim mecburi olacak, fakir ailelerin çocuklarına şube ve cemaat tarafından ücretsiz öğrenim gördürülecek, giyim ve yeme içme masrafları karşılanacaktır. Bu maksatla, önemli her bir köyde veya birbirine yakın iki-üç köy namına milli ilkokullar açılacak, ilköğretim milli öğretmenler ve vasıtalar ile yapılacaktır. (İlkokul programı projesi mektup içinde bulunmaktadır). [Oluşturulacak]milli okullarda eğitimin başarılı olabilmesi için her şubenin merkezinde bir öğretmenokulu kurulması ve buraya, öğretmenlik yapabilecek kişilerin 3'er ay devam etmelerinin sağlandıktan sonra, ellerine birer vesikanın verilmesi gerçekleştirilecektir.

Madde 5- Senelik hasat sonrasında, her köyün elde edeceği ürünün ve diğer kazançların zekâtı, hükümete resmen vereceği aşar vergisinden başka, köy cemaati tarafından, bir yerde toplanarak korunacaktır. Zekâtın 1/5'i İstanbul'da genel merkezin ve diğer 1/5'i köyün bağlı bulunduğu şubenin idare heyetinin ve 3/5'i de o köyün okul ve diğer cemaatlerince yapılacak müşterek milli harcamalara tahsis edilecektir. Köye ayrılan 3/5 oranındaki zekatın bir bölümü Kafkas milletinin genel ihtiyat sermayesi olmak ve gerektiğinde Kafkasyalıların hayırlı bir ihtiyacı için genel kurul kararıyla harcanmak üzere korunacaktır. İş bu ihtiyat sermayesinin (aynî ya da para) değerlendirmeye verilmesi ve milletin genel menfaatleri doğrultusunda kullanılması için genel merkezden ayrıca talimat gönderilecektir.

Madde 6- (a) Milli nüfusun arttırılması, hiç olmazsa şimdiye kadar gerek muhaceretlerde, gerekse savaşlarda uğranılan kayıpların giderilmesi için (b) fıkrasına uygun olarak evliliklerin kolaylaştırılması ve (c) fıkrasına uygun olarak sağlık önlemlerinin yürürlüğe konulması ve (d) fıkrasında öngörüldüğü tarzda sefalete, fakirliğe karşı diğer tedbirler kullanılacaktır. (b) Gençlerin zorlanmadan aile teşkil ederek, geçimlerini temin etmeleri bakımından düğün harcamaları mümkün olduğunca azaltılacak, gönderilen düğün hediyeleri kurulan ailenin desteklenmesi nmaksadına yönelik bulunacaktır. Bir taraftan erkeklerin çok eşli evliliklerden caydırılması yönünde çalışmalar yapılırken, bekarların da mümkün olduğunca çabuk yuva kurmaları doğrultusunda faaliyet gösterilecektir. Bu hususta öncelikle (thamatelere) yaşlılara önemli görevler düşmektedir. Fakir olanlara yuva kurmaları için cemaat tarafından yardım edilecektir. (c) Bölgesindeki milli unsurların sağlıkları ile ilgilenmek ve çeşitli hastalıklarla telef olmalarını azaltmak her bir şubenin önemli vazifeleri arasındadır. Bu maksatla tüm şubelerin noksansız olarak bölgelerinde hemşehrilerden bir doktor, bir sağlık ocağı ve bir eczane bulundurulması, köylerde hüküm süren her türlü gizli ya da açık bulaşıcı hastalıklar, sosyo-psikolojik bozukluklar hakkında ciddi incelemeler yapılarak, bu hastalıkların bulaşmasına ve devamına karşı gerekli tedbirlerin alınması ve yürürlüğe konulması gereklidir. Bu sağlık görevlileri ile eczaneler mümkün olduğunca tedricen desteklenecektir. Aile teşkilinde adayların bedenen sağlıklı ve güçlü olmasının sağlanması fevkalade önemlidir. Doğan çocukların sütanneye verilmesi usulü bundan sonra mümkün olduğunca kaldırılacak, sıhhi yönden bir sakıncası bulunmadıkça, her annenin kendi çocuğunu bizzat emzirmesi, kendi aile terbiyesi içinde büyütüp yetiştirmesi ön plana alınacaktır. Bölge halkının sağlık kurallarına uygun, içilecek suların temiz olması, köyler dahilinde kesinlikle bataklık bulundurulmaması, var ise kurutulması, bu tarz yerlerde iskandan kaçınılması, hususi ve umumi tuvaletlerin yapılması, alkollü içkilerin yasaklanması, ahırların evlerden tamamıyla ayrı ve uzak yerlerde kurulması ve temizliğe son derece özen gösterilmesi gerekir.

(d) Milli unsurları fakirlik ve sefaletten kurtarmak cemiyetin en önemli görevidir. Her ailenin, diğer bir aileye yük olmadan, tam tersine kendi geçimini temin edebilecek bir güce eriştirilmesi gereklidir. Dolayısıyla hiç bir ferdi (kadın-erkek) hiç bir zaman, kış ve yaz işsiz bırakmamak, devamlı ve geçici kazanca yönelterek teşvik etmek, onları yeterli miktarda araziye ve gelire kavuşturmak gereklidir. Çalışamayacak derecede bulunan aciz ve fakirlere ve hanelerinde erkek olmayan kadınlara veya büsbütün fakir ailelere ait arazilerin işlenmesinde yardımcı olmak cemiyetin önde gelen vazifelerindendir. Madde 7- Mevcut sanayiden, bilhassa günlük hayat için gerekli olan (gömlekçilik, dokuma bez, çorap, kalpak, ayakkabı, elbiselik, çuha, yamçı, kilim, dokuma sanayi, tezilik, demircilik, saraçlık, marangozluk, duvarcılık, mimarlık, taşçılık, nalbantlık, peynircilik) her türlü ihtiyacı temin etmek üzere, ardından teşvikte bulunulacak, pahalı dahi olsa kendi mamüllerimiz tercihen kullanılacak ve bu sayede sanayimizin korunması ile gelişmesi sağlanacaktır. Alışveriş edilen dükkanların hemşehrilerimiz tarafından açılmış olması ve diğerleriyle rekabet edebilmesi için köylerde oturanların bu dükkanlardan ihtiyaçlarını karşılamaları çok önemlidir. Madde 8- Milli sermayelerle milli şirketler vücuda getirilecek ve bu şirketlere halkın katılımı teşvik ve temin edilecektir. Madde 9- Irkın saflığını koruma ve Çerkes aile hayatını daha çok müreffeh kılmak pek önemli olduğundan, Çerkes gençlerinin Çerkes kızları ile evlenmelerini sağlamak ve Çerkes kızlarının Kafkasyalı olmayan unsurlarla, özellikle sadece servete tamah edilerek aslı ve soyu belli olmayan ve hatta soyluluğunu yitirmiş şahıslara verilmesi menedilecektir. Yine Çerkes aile hayatında eşleri sıkı kayıtlar altında tutan ve [özellikle]gelinlik hayatını çok zorlaştıran eski adetler kaldırılarak, herkes için rahatlığı ve mutluluğu sağlayacak surette, [yaşadığımız]asıra uygun olarak geliştirilecektir. Madde 10- Şubelerin yönetim kurulları esas itibarıyla, milletin ilim, fen ve çağımızın gerektirdiği vasıtalarla aydınlatılmasında görev alacak elemanların seçiminde ve görevlendirilmesinde aile şöhreti ve asaletten ziyade, tahsili, mevkii ve iş durumu gözönüne alınacak; cemiyetin merkezinde olabildiğince her Kafkasyalı unsuru temsil eden fertler yeralacaktır. Yönetim kurulu icraatında herhangi bir unsura öncelik vermeyecek, faaliyetlerini bütün unsurlara eşit olarak yöneltecektir. Her köyün öğretmesi, [öğretmeni yoksa imamı], ve o köyün Thamatesi köyün bağlı bulunduğu şubenin fahri temsilcisidir. Madde 11- Her şubenin idare merkezlerinde, ayrıca tüm milli okullarda birer kütüphane meydana getirilecek ve cemiyetin nizamnamesine göre halka yönelik gazete, risale vs. yayınlayıp bildirilecektir. Madde 12- Her şube bir senelik faaliyeti sonrasında İstanbul'da yapılacak genel kongreye, 10 teşrin tarihinde merkezde bulunacak şekilde bir temsilci gönderecek ve bu temsilci aşağıdaki maddeler dahil, raporunu cemiyetin genel merkezine teslim edecektir.

1: 3. madde gereğince nüfus istatistiki.
2: 4. madde gereğince okul sayısı, yeri, devam eden öğrenci (kız-erkek) miktarı. Köyde tahsil çağında bulunan 7-15 yaş arasındaki çocuk (kız-erkek) sayısı.
3: Şube mıntıkasında 1 sene içinde gerçekleşen evlilik, boşanma, doğum ve ölüm rakamları.
4: Milli kıyafetin yaygınlık derecesi.
5: Yönetim kurulunun senelik gerçek geliri, genel giderleri (öğretmen, doktor, vs...); gelecek yılda gerçekleşebilecek muhtemel harcamalar, muhtemel gelirler, yani bütçe; her bir köyde zekatlardan meydana gelen genel sermaye miktarı.
6: Şube mıntıkasında nakil ve göçlerle ortaya çıkan değişiklikler (milli nüfusun ve ailelerin ne kadarı bölge dışına ya da bölgeye naklolmuştur).
7: Milli sanayiinin ve ticaretin gelişme düzeyi (Bölgede ne gibi sanayi ve ticaret uğraşıları vardır. Tarımın geliştirilmesi için yapılan çalışmalar, tohumların ve tarlaların ıslahı ve zırai aletlerin yaygınlığı).
8: Şube mıntıkasında halkın genel sağlık durumu. (Sadeleştirilmiş metin için bkz: Berat Bir - "Şimali Kafkas Cemiyeti' ve Şubelerine Gönderdiği 1919 Tarihli Bir Talimatname", Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi, İstanbul, 1988,No:68-70, s:14.)

DİPNOTLAR

1- Bu mobilite ile ilgili olarak bkz: Barasbi Baytugan, "1858-1865 Yıllarında Kuzey Kafkasyalıların Türkiye'ye Göçleri", Birleşik Kafkasya, İstanbul, 1964, S:1; Bedri Habiçoğlu, Kafkasya'dan Anadolu'ya Göçler, Nart Yay., İstanbul, 1993; Cahit Tutum / Marc Pinson / Kemal H. Karpat, Çerkeslerin Sürgünü (21 Mayıs 1864), Kafdağı Yay., Ankara, 1993; Abdullah Saydam - Kırım ve Kafkas Göçleri (1856-1876), TTK Yay., Ankara, 1997.

2- Süleyman Seyfi Öğün, Modernleşme, Milliyetçilik ve Türkiye, Bağlam Yay., İstanbul, 1995, s:80.

3- ÇİTC'nin talimatnamesi ve 1908 tarihli beyannamesi için bkz: Sefer E. Berzeg, Gurbetteki Kafkasya'dan Belgeler, Ankara, 1985, s: 10-23.

4- II. Meşrutiyet'in hemen sonrasında Osmanlı siyasal ve kültürel alanında boy gösteren bir çok cemiyete ilişkin ilk yasal düzenleme 1909 Ağustosunda yapıldı. Kuruluş bildirme esasını içeren 16 Ağustos 1909'da Cemiyetler Kanunu kabul edilerek 23 Ağustos 1909'da "Takvim-i Vekayi"de (No:310) neşredildi. (Ali Birinci, Hürriyet ve İtilaf Fırkası, Dergah Yay., İstanbul, 1990, s:24).

5- Ali Birinci, a.g.e, s:25

6- Bu öğrencilerden biri olan Zahid Şamil, İmam Şamil'in Rus Ordusunda tümgeneralliğe kadar yükselen oğlu Muhammed Şefi'nin tanınmış bir Tatar ailesinin kızıyla evliliğinden dünyaya gelmiş, "Mekteb-i Sultani"de öğrenim görerek Rusya'ya dönmüştü. Kazan'ın tanınmış hocaları arasında zikredilen Zahid Şamil, ünlü düşünce adamı Yusuf Akçura'ya Fransızca dersler verdi. 1905'te Rusya müslümanlarının ilk siyasal partisi "İttifak-ı Müslimin" saflarında bulundu. Petersburg'da İçişleri Bakanlığına bağlı Basın Bürosu'nun Müdürlüğünü yaparken müslüman topluluğun dayanışması ile uğraştı. Mart 1917'de oluşturulan "Rusya Müslümanları Geçici Merkezi"nin organize ettiği "I.Rusya Müslümanları Kongresi"nin (Moskova / 1-11 Mayıs 1917) hazırlık çalışmalarına iştirak etti ve "Milli Merkez Şura"ya "İdil Boyu ve Sibirya Müslümanları" listesinden "Petrograd" temsilcisi olarak seçildi. Kornilov darbesinin engellenmesinde Ahmet Tsalıkkatı ve Aytek Namitok'la birlikte rol oynadı. B.M.M.'nin ilk Dışişleri Bakanı Bekir Sami (Kundukh) Bey'le arkadaşlığı dolayısıyla, Moskova'ya giden Türk delegasyonuna yardım etti. 1924'ten sonra izine rastlanılmamasından dolayı öldürüldüğü sanılmaktadır. (Hakkındaki kısmi bilgiler için bkz: Lesley Blanch - Cennetin Kılıçları, (çev: İzzet Kantemir), İstanbul, 1978, s:423; Yusuf Kemal Tengirşek - Vatan Hizmetinde, Kültür Bakanlığı Yay., Ankara, 1981, s:149; Aytek Namitok - "Rus İhtilalinin Çatıştığı Yollarda Kuzey Kafkasya Fırkası", Yeni Kafkas, İstanbul, 1958, No:12, s:3; Mücellidoğlu Ali Çankaya - Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler, Ankara, 1969, C:III, s:1089)

7- Tunuslu Hayreddin Paşa'nın oğlu. ÇİTC çalışmalarına da katıldı, yayın organı "Ğuaze"de yazıları yayımlandı. Aralık 1911 İstanbul ara seçimlerini kazanmış; Mahmud Şevket Paşa'nın öldürülmesi sonrasında İttihadçıların muhalefete karşı giriştikleri sindirme eylemlerinde ülkeyi terketmişti.

8- Feroz Ahmad, Aziz el Mısri'yi "Osmanlı ordusunun Arap subaylarından" ve "Arap asıllı asker, siyaset adamı" olarak tanıtmaktaysa da bu doğru değildir. Mısri etnik bakımdan, Kuzey Kafkasya göçmeni "Şhaplı" adlı bir Wubıh / Çerkes ailesine mensuptur. Bununla birlikte, "Arap milliyetçiliğine" entegre olmuş, yaşamı ve faaliyetleri incelenmeye değer bir kişiliktir. Benzer şekilde, Osmanlı asker / bürokrat tabakasına mensup Mahmut Şevket Paşa da, Çeçen kökenli olmasına rağmen kendini "Arap" saymaktaydı. (Bkz: Feroz Ahmad - İttihat ve Terakki 1908-1914, (çev: Nuran Yavuz), Kaynak Yay., İstanbul, 1995, (4.B), s:171 ve 213; Mahmut Şevket Paşa - Mahmut Şevket Paşa'nın Günlüğü, Arba Yay, İstanbul, 1988, s:23-25 ve 29).

9- 17 Nisan 1909'da tüzel kişilerin katılmıyla faaliyete geçmesi düşünülen, ancak "Ahrar Fırkası"nın kapanması üzerine "ölü doğan" bu yapı için bkz: Tarık Zafer Tunaya - Türkiye'de Siyasi Partiler 1859-1952, Arba Yay., İstanbul, 1995, s:275-276

10- Müşir Fuad Paşa (1835-1931) = Mısır'da doğdu. İlk ve orta tahsilini İstanbul'da yaptı. Babası İncirköylü Hasan Paşa'nın Mısır'a gönderilmesi üzerine "Abbasiye Mektebi"ne kaydoldu, süvari zabiti olarak mezun oldu. 1869'da İstanbul'a geldi, Dar'ı Şura'y-ı Askeriye'ye memur tayin edildi. 1872'de Liva (general) rütbesi aldı. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında başarılar kazandı, "Elena kahramanı" olarak tanındı. Devlet idaresine ve idarecilerine yönelttiği sert tenkitlerden dolayı rütbeleri sökülerek Şam'a sürüldü (1902). 1908'de Meşrutiyetin ilanıyla geri döndü, Ayan Azalığı'na getirildi. Anadolu hareketini destekledi. 1931'de vefat etti.

11- Akdes Nimet Kurat - Türkiye ve Rusya, AÜDTCF Yay., Ankara, 1970, s: 500

12- Muhtemelen Eylül 1915'te İttihat ve Terakki hükümetinin desteğiyle çalışmalarına başlayan "Kafkasya Komitesi" Aralık 1915'te batı ülkeleri nezdinde girişimlere başladı, yine muhtemelen bu komite Haziran 1916'dan önce dağıldı ve bünyesindeki bir grup "Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacirleri Komitesi" ünvanıyla faaliyetlerini sürdürerek 1916 yazında Lozan'da toplanan "III. Milliyetler Konferasına" delegeler yolladı. "Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacirleri Komitesi"nin yayını olarak günümüze üç kitabın 1918-1919 yıllarında basılmış olması, komitenin sözkonusu dönemde de faaliyetlerini sürdürdüğünü göstermektedir: Aperçu Historique sur les Ciscaucasiens pendant la Guerre Mondiale, (İstanbul, 1918), Compte-Rendu des Assemblees des Peuples de la Ciscaucasie et de Leurs Travaux Legislatifs, (İstanbul, 1918) ve Bibliographie de la Caucasie-I, (İstanbul, 1919). (Bu organizasyonlara ilişkin olarak bkz: M. Aydın Turan - "Kafkasya Komitesi' ile 'Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Göçmenleri Komitesi' Üzerine Bazı Kaynaklar: Gothard Jascke'nin Bir Makalesi", Tarih ve Toplum, İstanbul, 1997, No:165, s:13-21)

13- Berat Bir - "Şimali Kafkas Cemiyeti' ve Şubelerine Gönderdiği 1919 Tarihli Bir Talimatname", Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi, İstanbul, 1988,No:68-70, s:12-14.

14- Sefer E. Berzeg - "Şimali Kafkas Cemiyeti Nizamnamesi' Hakkında Bazı Notlar ve Şimali Kafkas Cemiyeti", Kafkasya Gerçeği, Samsun, 1991,No:3, s:28-32

15- Mustafa Butbay - Kafkasya Hatıraları, (Haz: Ahmed Cevdet Canbulat),TTK Yay., Ankara, 1990. Butbay anılarını "13 yıl sonra" kaleme aldığını belirtmesine rağmen, kitabı sadeleştirerek yayına hazırlayan Canbulat, sunuş kısmında dikkatsiz bir şekilde, bu notların "66 yıl gizli kaldığından" bahsetmektedir. Üstelik Canbulat, kitapta yer alan bir bölümü, yazarın "Mistenbay" takma adıyla 1937'de yayımladığından da habersiz gözükmektedir. (Bkz: Mistenbay - "And", Kafdağı, İstanbul, 1937, s:61 vd)

17- "Doğum yerim Eskişehir'in Ağapınar Köyü'dür. Bugün Eskişehir'den Ankara'ya giderken ilk istasyondur. Çocukluk ve yarı gençlik yaşamın kah Eskişehir'de kah Ağapınar'da geçmiştir. (...) "İşte Plevne'den gelip yerleştiğimiz köyümüzün durumu..." (Mustafa Butbay - a.g.e., s: 112-113)

18- Güsar'ın notlarında Butbay'ın doğum yeri "Adapazarı" gösterilmektedir. Aynı şekilde ilkokulu da Adapazarı'nda okuduğu belirtilmektedir. Onun ölümüne ilişkin olarak da aynen şu ifade bulunmaktadır: "1946'da akrabasını görmek için gittiği Erzurum'da geçirdiği apandist sebebiyle uçak ile İstanbul'a getirilmiş ise de yapılan ameliyattan kurtulamayarak vefat etti. Feriköy mezarlığına gömüldü". Güsar'ın kaydı üzerine başlattığımız mezar bulma girişimi, parselasyonlardaki problemler dolayısıyla sonuçsuz kalmıştır.

19- Bu risalenin yayınlandığına ilişkin bir kayıt da "Aperçu Historique sur les Ciscaucasiens pendant la Guerre Mondiale" adlı kitabın arka kapağında mevcuttur. Yeni harflerle sadeleştirilmiş metin, Cumhuriyet dönemi Kuzey Kafkasya yayınlarından "Kafkas Dergisi"nin 3-9 numaralı sayılarında seri olarak neşredilmiştir.

20- Yaşamı ve faaliyetleri ile ilgili olarak bkz: Orhan Türkdoğan - "Hüseyin Tosun: Bir İhtilalcinin Profili", Türk Dünyası Araştırmaları, 1987, No: 46; H. Zafer Kars - Belgelerle 1908 Devrimi Öncesinde Anadolu, Kaynak Yay., İstanbul, 1984, Ahmet Bedevi Kuran - İnkılap Tarihimiz ve Jöntürkler, İstanbul, 1945; Ahmet Bedevi Kuran-Osmanlı İmparatorluğu'nda ve Türkiye Cumhuriyeti'nde İnkılap Hareketleri, İstanbul, 1959; Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında Edebiyatçılar ve Yazarlar Sözlüğü, Samsun, 1995.

21- Mehmed Reşid (1873-1919) = Kafkasya doğumlu doktor ve siyaset adamı. Ailesi 1874'de Osmanlı topraklarına yerleşti. Beşiktaş Askeri Rüşdiyesi, Kuleli Askeri İdadisi ve Askeri Tıbbiye'de öğrenimini tamamladı. "Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti"nin kurucularındandı (1889). Doktor yüzbaşı rütbesiyle orduya katıldı. 1897'de siyasal nedenlerle tutuklanarak on yıl Trablus'ta sürgün yaşadı. "Çerkes Lâli", "Cevrî", "Şahingirey" mahlaslarıyla yazılar yazdı. 1908'de askerlikten istifa ederek 1917'ye kadar çeşitli yerlerde kaymakamlık, mutasarrıflık ve valilik yaptı. Mütareke döneminde Ermeni techiri ve katliamının sorumlularından sayılarak tutuklandı. Bekirağa Bölüğü'nden 25 Ocak 1919'da kaçtı ve 6 Şubat 1919'da intihar etti. (Bkz: Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında..., s:223-224).

22- Bekir Sami Kundukh (1865-1933) = Kuzey Kafkasya'da doğdu. Babası Osmanlı devletinin hizmetine giren General Musa Kundukhov idi. Öğrenimini İstanbul ve Paris'te tamamladı. Çeşitli ülkelerde konsolosluk yaptı. Amasya Mutasarrıflığı, Van, Trabzon, Bursa, Beyrut ve Halep valiliklerinde bulundu. "Milli Ahrar Fırkası"nın (kur: 4 Mayıs 1919) yönetiminde yer aldı. Anadolu hareketine aktif olarak katıldı. "Heyet-i Temsiliye"ye seçildi. BMM'nin ilk Dışişleri Bakanı oldu (1920). Sovyet Rusya ile görüşmelerde bulunmak üzere Moskova'ya giden heyete başkanlık yaptı. Londra Konferansı'na (12 Şubat-12 Mart 1921) katıldı. İmzaladığı anlaşmaların BMM tarafından onaylanmaması üzerine 8 Mayıs 1921'de Dışişleri Bakanlığı'ndan istifa etti. TBMM'nin ikinci döneminde Tokat milletvekili seçildi, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşuna iştirak etti. 1926'da Mustafa Kemal'e suikast girişimine katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı. Beraati sonrasında siyaset sahnesinden çekildi.

23- İsmail Canbulat (1880-1926) = İstanbul'da doğdu. Harbokulu'nu bitirerek (1889) Manastır ve Selanik'te görev yaptı. "Osmanlı Hürriyet Cemiyeti"nin kurucularındandı. 1908'de Harbokulu'nda tarih öğretmenliğine başladı ve "Risale-i Askeriye" adlı dergiyi yayımladı. 1909'da askerlikten ayrıldı, Büyükada Kaymakamlığı'na atandı. İzmit milletvekili olarak Mebuslar Meclisi'ne katıldı (1912), Balkan Savaşlarından sonra Emniyet Genel Müdürlüğü (1914), İstanbul Valisi (1915) ve İstanbul Şehremini (1916) oldu. 1917'de Stokholm Elçiliği'ne atandı. 30 Temmuz-30 Eylül 1918 arası Dahiliye Nazırlığı yaptı. "Teceddüt Fırkası" kurucuları arasında yer aldı. Malta sürgününden döndüğünde TBMM'nin ikinci dönemine İstanbul milletvekili olarak katıldı. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşuna iştirak etti. 1926'da Mustafa Kemal'e suikast girişimine katıldığı gerekçesiyle tutuklandı. İstiklal Mahkemesi'nde yargılanarak idama cezasına çarptırıldı (1926).

24- Yusuf İzzet Paşa (1876-1922) = Yozgat (bazı kaynaklarda Eskişehir ve Bulgaristan) doğumlu asker, yazar ve siyaset adamı. Harbokullu'nu ve Harp Akademisi'ni bitirdi. Başarılı bir askeri kariyere sahipti. 1915'te Mirliva oldu. I. Dünya Savaşı'nda 10. Kolordu, 1. Kafkas Kolordusu ve 14. Kolordu Komutanlıkları yaptı. 1918 yazında Kuzey Kafkasya Kolordusu Komutanı oldu. 1919'da tekrar 14. Kolordu Komutanlığı'na atandı. BMM'nin ilk dönem toplantılarına Bolu Milletvekili olarak iştirak etti. 5 Ağustos-13 Eylül 1921 arasında 3. Grup Komutanlığı yaptı. Sakarya Savaşı'nda cephedeki tek general olan Yusuf İzzet 15 Nisan 1922'de Ankara'da vefat etti. "Guaze" ve "Diyane" dergilerinde yazıları yayımlandı. Kafkas tarihi ve etnolojisine dair bir çok risalesi basıldı. (Bkz: Şurdum Ali - "Met Çunatuko İzzet", Severnıy Kavkaz, Varşova, 1935, No:11-12; Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında.., s:180-182).

25- Aziz Meker (1877-1941) = Kafkasya doğumlu bilim adamı, diplomat ve yazar. Biberdkuace ve Battalpaşinsk (Çerkesk) kasabasında öğrenim gördü. Ailesi Osmanlı topraklarına yerleşince (Eskişehir) öğrenimini İstanbul'da sürdürdü. Fransa'da zırai bilimler tahsili gördü. Halkalı Ziraat Okulu'nda öğretmenlik yaptı (1907). Çeşitli Kafkas kuruluşlarında çalıştı. BMM tarafından Sovyet Rusya'ya gönderilen elçilik heyetinde başkatipti. 1923'te Ankara'ya döndü. Zıraat Okulunda profesörlük, Ziraat Enstitüsü'nde başkanlık, Tarım Bakanlığı'nda müsteşarlık yaptı. Adıge, Abhaz dillerinin yanısıra Rusça, Fransızca ve Almanca biliyordu. 21 Mart 1941'de Ankara'da vefat etti.

26- Hüseyin Kadri (1870-1934) = Çerkes/Wubıhların "Şhaplı" adlı ailesine mensup siyaset adamı. İttihad ve Terakki Merkez Komitesi üyesi. 1912-1914 arası Karesi (Balıkkesir) Mebusu.

27- Hayriye Melek (Hunç) (1869-?) = ÇİTC, ŞKC gibi teşekküllerde faaliyet gösterdi. "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti" (1919-1922) kurucularından ve aynı cemiyetin yayın organı "Diyane"nin (1920) başyazarı. "Mehasin" (1908-1909), "Musavver Kadın" (1911) gibi dergilerde yazı ve şiirleri çıktı. Sultanahmet Mitingi'nin organizatörleri arasında bulundu. 1919'da Yusuf İzzet Paşa ile evlendi (ikinci evliliğini Prof. Aytek Namitok ile yaptı -1931). "Zühre-i Elem" (İstanbul, 1910) ve "Zeynep" (İstanbul, 1926) adlı iki romanı yayımlanmıştır.

28- Bu görüşmeye ilişkin bilgi Hüseyin Rauf Bey tarafından Hariciye Vekaleti'ne aynı gün aktarılmıştır. Bkz: Akdes Nimet Kurat - a.g.e., s:483.

29- Haydar Bammat - Le Caucase et la Revolution Russe, Paris, 1929, s:39.

30- Heyetin ziyaret ettiği yerler arasında "Türk Ocağı" da bulunmaktadır. Buna ilişkin haber için bkz: "Türk Ocağında Kırım, Kafkas ve Azerbaycan Murahhasları", Türk Yurdu, İstanbul, 15 Ağustos 1334 (1918), Cilt: XIV, No: 11 (161), s: 4336.

31- Akdes Nimet Kurat - a.g.e., s:672-674.

32- Osmanlı hükümeti, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'nin varlığını, petrol bölgelerindeki çıkar çatışmaları dolayısıyla müttefiklerine bile kabul ettirememişti. Talat Paşa 6-24 Eylül 1918 arasında Almanlarla sürdürdüğü görüşmelerde, Osmanlı yönetiminin "Kafkaslarda kuvvetli ve bağımsız bir devletin kurulmasını kendisi için hayati bir mesele addettiği"ni ve "bu amacın gerçekleşmesinin Kuzey ve güney Kafkaslardaki müslümanların tek bir devlet halinde birleşmeleriyle mümkün olacağı kanaatini" taşıdığını belirtmesine rağmen, uzlaşmaya yönelik kayda değer bir başarı sağlanamadı. (Akdes Nimet Kurat - a.g.e., s:519).

33- Mondros Mütarekesi hükümlerine göre çekilmesi gereken Osmanlı kuvvetleri harekatını sürdürmüş, ancak 28 Aralık 1918'de Kuzey Kafkasya'dan ayrılmıştı (Bkz: Ahmet Hazer Hızal - Kuzey Kafkasya Hürriyet ve İstiklal Mücadelesi, Orkun Yay., Ankara, 1961, s: 76).

34- Enver Paşa'dan İsviçre Sefiri Fuad Selim'e (22 Ekim 1918) = "Harbin tarafımızdan kazanılması ihtimali pek uzaklaştı. Halbuki, Rusya'nın dağılmasıyla Kafkasya'da teşekkül eden Gürcü, Azerbaycan ve Şimali Kafkas hükümetlerinin tasdikini temin edemedik. Hatta müttefiklerimiz bile, yalnız Gürcüleri ve Rusları tanımak şartıyla kabul etti. Rus bolşevikleri ise hiç tanımıyorlar. O halde tek çare, bu hükümetlerin şimdiden hasımlarımızla temasa geçerek, kendilerini onlara tanıtmaya çalışmaları kalıyor. Vakıa İsviçre'ye bir heyet geliyor. Fakat gecikebilir. Bu halde tarafınızdan, bu harpte tarafsız kalmak, hatta icabederse bolşeviklere karşı harp etmek üzere, acaba İngiliz hükümeti, Azerbaycan ve Şimali Kafkas islam hükümetlerinin istiklallerini tanır mı? Ve bu hususta, İngilizler, Azerbaycan'da ve Kuzey Kafkas'ta bu istiklaller tanındığı halde, buranın servet kaynaklarından İngilizlere tercihan istifade ettirmeyi de kabul ederler. Bu hususta uygun bir vasıta ile acilen gerekli girişimde bulunularak, lütfen süratle cevaplandırılmasını rica ederim" (Bkz: Şevket Süreyya Aydemir - Mekadonya'dan Orta Asya'ya Enver Paşa, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1992, (4B), C: III, s:440).

35- Dr. Mehmed Reşid tutukluluk süresince buruk bir ruh haliyle, Çerkes ileri gelenleri hakkında sitemkâr sözler kaleme aldı ve cemiyetlerde "beraber çalıştığı, kendisini alkışlayan Çerkesler"in (Yusuf İzzet Paşa, Bekir Sami Kundukh, hatta kardeşi gibi gördüğü Hüseyin Tosun'un) alâkasızlığından bahsetti. (Bkz: Dr. Reşid Bey'in Hatıraları, (Haz: Ahmet Mehmetefendioğlu), Arba Yay., İstanbul, 1993 (2B), s:96)

36- İstanbul'un o döneme ilişkin panoroması için bkz: Bilge Crisis - İşgal Altında İstanbul, İletişim Yay., İstanbul, 1993; Clarende Richard Johnsen (Ed.) - İstanbul 1920, Tarih Vakfı Yurt Yay., İstanbul, 1996.

37- Haydar Bammat - "Lehistan ve Polonya", Kafkas Almanağı, İstanbul, 1936, s:27 (Aynı yazı için bkz: Kavkaz, Paris, 1934, No:8).

38- İsmail Hakkı Paşa'dan (Bern) Enver Paşa'ya (Berlin) telgraf (30 Nisan 1919) = "... Kafkasya-yı Şimali murahhasları Haydar Bammat ve Aziz Bey'ler dört aydan beri burada bulunup Fransa ve İngiltere hükümetleri nezdinde teşebbüsat-ı musirrane icra' ve memleketlerinin hukukunu muhafaza ve müdafa'a etmek üzere Paris Konferansı'na kabulleri talep etmekte idiler. Müracaatları şu son günlere kadar daima tereddüd ve redde maruz kaldığı halde Odesa'nın sükutu ve Sivastopol'un sahilinin tahliyesi başlar başlamaz kendileri geçen hafta telgrafla Paris'e davet edildiler. Bundan anlaşılıyor ki, Cenubi Rusya'da bulunan ordulardan hiç bir muvaffakiyete intizar etmeyen İtilaf devletleri Şimali Kafkasya müslümanlarını elde edip Denikin Ordusu ile tevhid-i mesai ettirerek, bunları Bolşeviklere karşı istihdam arzusundadırlar." (Bkz: Masayuki Yamauchi - Hoşnut Olmamış Adam Enver Paşa, Türkiye'den Türkistan'a, Bağlam Yay., İstanbul, 1995, s: 84)

39- Mustafa Butbay - a.g.e., s:95.

40- Bunlar arasında, Aziz Bey tarafından kaleme alınan "Les Russes en Circassie" (Bern,1919);
Bammat imzalı "The Caucasus Problem" (Bern, 1919) ve aynı kitabın Fransızca basımı olan "Le problème du Caucase"ın (Lozan, 1919) ile künyesinde yazar adı verilmeyen, ancak Bammat ve Meker'in birlikte kaleme aldıklarını düşünebileceğimiz "Circassia and Daghestan" (Lozan, tarihsiz) bulunmaktadır.

41- Bu örgüte ilişkin dikkate değer bir çalışma için bkz: Zafer Toprak-"Bolşevik İttihatçılar ve İslam Kominterni İslam İhtilal Cemiyetleri İttihadı", Toplumsal Tarih, İstanbul, 1997, No:43, s:6-13. Büyük ihtimalle "Teşkilat-ı Mahsusa" elemanı olan İlyas Bey, Enver Paşa tarafından maaşa bağlanan bir kaç isim arasında yer almaktadır. Kamil Bey, 1921 Ocak ayında kendisine 6.000 mark verildiğini bildirmektedir. (Masayuki Yamauchi - a.g.e., s:522).

42- Berzeg, Hataylı Fazıl Cankat ve Dr. Vasfi Güsar ile 1967 yılında yaptığı görüşme notlarına dayanarak bu rakamı aktarmaktadır.(Sefer E. Berzeg - "Şimali Kafkas Cemiyeti Nizamnamesi..", s:32'de (7) nolu dipnot)

43- Sözkonusu kurul Müşir Fuad Paşa, Müşir Mehmet Zeki Paşa (Berzeg), Abuk Ahmet Paşa, Kazak Süleyman Paşa ve Karzeg Süleyman Paşa'dan oluşuyordu. (Bkz: Sefer E. Berzeg - "Şimali Kafkas Cemiyeti Nizamnamesi....", s:29)

44- Örneğin Butbay 1919 yazında Gönen ve civarında, Kaymakam Tevfik Bey'in yardımlarıyla "Şimali Kafkas Cemiyeti" adına bu tür faaliyetler yaptığını kaydetmektedir. (Bkz: Mustafa Butbay - a.g.e., s:4)

45- "Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası" (Arbeiter-und Bauern Partei der Türkei), Tevetoğlu'nun kaydına göre 20 Eylül 1919'da, Tarık Zafer Tunaya'nın kaydına göre ise 22 Eylül 1919 günü İstanbul'da kuruldu. "Başkan" olarak Ressam İsmail Namık, "Katib-i Umumi" olarak da Dr. Şefik Hüsnü belirtilmektedir. (Bkz: Fethi Tevetoğlu - Türkiye'de Sosyalist ve Komünist Faaliyetler (1910-1960), Ankara, 1967, s: 82-83 ve Aclan Sayılgan - Türkiye'de Sol Hareketler 1871-1972, Hareket Yay., İstanbul, 1972 (2B), s:103-104; Tarık Zafer Tunaya - a.g.e., s:438

46- Biyografisi için bkz: Zeynep Rona - Namık İsmail, Yapı Kredi Yay., İstanbul, 1992 ve Sefer E. Berzeg, Kafkas Diasporasında.., s:190-192.

47- Hüseyin Şemi Tümer (1875-1962) = Demirhisar'da doğdu. Dârüfünün'nun İlahiyat ve Hukuk bölümlerinden mezun oldu. Fatih Camii Dersiâmlığına atandı. Çeşitli yerlerde öğretmenlik yaptı. 1930'da Adalet Bakanlığı'na geçerek Gönen, Ayvalık, İstanbul ve Akhisar'da ceza hakimliği yaptı. 1943'de emekli olduktan sonra serbest avukat olarak çalıştı. 1947-1955 yıllarında Fatih Camii, Millet, Üsküdar, Şemsipaşa, Beyazıt ve Ragıppaşa kütüphaneleri tasnif komisyonlarında çalıştı. Arapça ve Farsça biliyordu. 15 Mayıs 1962'de vefat etti. (Bkz: Vasfi Güsar - "Çerkesler ve Edebiyat (Ünlü Ulusal Şair ve Yazarlar) II", Kafkasya Kültürel Dergi, Ankara, 1974, No: 46, s:19-20 ve Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında.., s:240-241.

48- Biyografisi için bkz: Sefer E. Berzeg - Kafkas Diasporasında.., s:75.

49- Tıme Hace Yedıqkue Seyin - Adıge Sserf, Matbaa-i Osmaniye, İstanbul, 1335 (1919), (176 sh.); Tıme Hace Yedıqkue Seyin - Ğesefetxıd, Matbaa-i Osmaniye, İstanbul, 1335 (1919), (96 sh.); Blenav Batuk(o) Harun - Çerkes Elifbası-Cerqes Eelfıb, (Matbaa-i Osmaniye, İstanbul, 1335 (1919), (26+22 sh.); Abıtr M. (Mustafa Butbe)-Çerkes-Abhaz Elifbası - Cerqes Eelfıbe Apsıfsele, (Ahmet İhsan ve Şürekası Matbaası, İstanbul, 1335 (1919), (34 sh)

50- Mustafa Butbay - a.g.e., s: 2

51- "Kafkasya Hatıraları"nda, Mustafa Butbay'ın yanısıra tutanağı imzalayan diğer kişi olarak "Hüseyin Şemsi Efendi"den bahsedilmektedir. Canbulat'ın bu ismi hatalı okuduğunu zannetmekteyim. (Bkz: Mustafa Butbay - a.g.e., s: 3)

52- Bunlar, sonradan 14. Kolordu Komutanlığı'na atanan Met Çunatuko İzzet'in ya da bilinen adıyla Yusuf İzzet Paşa'nın çalışmalarından olup 1915-1918 yılları arasında İstanbul'da basılan "Evrika'larım Yani Bulduklarım - Kafkas Tarihine Zeyl" başlıklı cüzler (765 adet), Hüseyin Tosun Bey'in kaleme aldığı ve "Türkiye'deki Kuzey Kafkasya Siyasi Muhacirleri Komitesi" yayını olarak neşredilen "Aperçu Historique Ciscaucasiens pendent La Guerre Mondaile" (İstanbul, 1918) başlıklı kitap (99 adet), "Compte "Rendu des Assembles des Peoples de la Ciscaucasie et de Leurs Travaux Legislatifs" (İstanbul, 1918) başlıklı kitap (133 adet), "Bibliographie de la Caucasie-I" (İstanbul, 1919) başlıklı kitap (460 adet), büyük Kafkasya haritası (3 adet), küçük Kafkasya haritası (1 adet), küçük halı (3 adet), büyük halı (2 adet), semaver (1 adet) ve muhtelif miktarda kalem, hokka ve kağıttan ibarettir. (Döküm için bkz: Mustafa Butbay - a.g.e., s: 3).

53- Gerek "Kafkasya Hatıraları" yazarı, gerekse kitabı yayıma hazırlayan Canbulat, Kuzey Kafkasya'ya giden kurulun Sivas'taki "Mustafa Kemal Paşa'nın" "izni ve onayı" ile teşkil edildiğini kaydetmektedirler ki, bu husus, misyonun asıl yükünü çeken İsmail Hakkı (Berkok) ve Aziz (Meker) Beylerin dönüşte verdikleri raporlarıyla açık bir çelişki halindedir. 31 Temmuz 1920'de bu isimlerin "Şark Cephesi Kumandanlığı"na çektikleri telgrafta verilen bilginin dikkate alınması daha uygundur: "(...) Denikin ile muharebesi sırasında Şimali Kafkasya Müdafaai Milliye Heyeti'nin gönderdiği murahhasların ricası üzerine Harbiye Nazırı Cemal ve Fevzi Paşa Hazeratının ve zatı devletlerinin muvafakat ve muavenetlerile Şimali Kafkas Cemiyeti tarafından Şimali Kafkas'a bir heyeti siyasiye ve askeriye gönderilmiş idi. Biz de bu heyet meyanında idik. Şimali Kafkasya'daki mesaimizin esası Şimali Kafkasya'nın istiklaliyeti Hükümeti Osmaniyemizin menafii ile telif etmek idi". (Bkz: Kazım Karabekir, İstiklal Harbimiz, İstanbul, 1960, s:227). Buna karşılık bazı yazarlar ısrarla Mustafa Kemal Paşa'nın rolünden bahsetmektedir. Örneğin M.Ünal da, tarih hatasıyla birlikte aynı ifadeyi seslendirmektedir: " Mustafa Kemal Paşa tarafından 1919'da Mustafa Butbay ve İsmail Hakkı Berkok ile birlikte bir heyet halinde gönüllü olarak Kafkasya'ya gönderilmiştir" (Bkz: Muhittin Ünal - Kurtuluş Savaşında Çerkeslerin Rolü, Cem Yay., İstanbul, 1996, s:130).

54- İsmail Hakkı Berkok (1890-1954) = Kuzey Kafkasya kökenli asker, yazar ve siyaset adamı. Uzunyayla'da doğdu. Harp Akademisi'ni bitirdi (1910). I. Dünya Savaşı'nda Irak, İran ve Kafkas cephelerinde bulundu. 1918'de Kuzey Kafkasya Kolordusu Kurmay Başkanlığı görevine atandı. Aralık 1918'de İstanbul'a geldi. 1920'de delegasyona dahil olarak gittiği Kafkasya'dan dönerek Kurtuluş Savaşı'na iştirak etti. Harp Tarihi Encümeni Başkanlığı (1936), Askeri Yargıtay üyeliği (1943) yaptı. 1946 yılında tuğgeneral rütbesindeyken isteğiyle emekli oldu. 1950-1954 döneminde Kayseri Milletvekilliğine seçildi. 1954'teki seçimi de kazandı, ancak Meclise katılamadan, Londra'da bir ameliyat sonucu öldü. Çeşitli makalelerin yanısıra, "340-341 Senesi Harbiye Mektebi Zabitan Kursunda Arazi Üzerine Tatbik Edilen Tabiye Meseleleri", "Tabiye-i Esasiye" (4 kitap), "Müşterek Tabiye, Muhtelif sınıfların Birlikte Sevk ve İdaresi", "Tabiye Meseleleri", "Kurtuluş Yolu" ve "Tarihte Kafkasya" adlı eserleri yayımlandı.

55- Mustafa Butbay - a.g.e., s: 7.

56- Bu para, ressam İsmail Namık'a zimmetli şekilde ticari işlemlerde kullanılıyordu. Kurul üyelerine 150'şer lira, eşlik edecek askerlere de 15'şer lira harcırah verilecekti.

57- Delegasyonla giden subaylardan Topçu Üstteğmen İsmail Hakkı ile Pilot Yüzbaşı Tevfik Bey, Mustafa Suphi'ye katılmış, bunlardan birincisi daha sonra Trabzon açıklarında öldürülen grup içinde yer almıştı.

58- Bilal Şimşir - Malta Sürgünleri, Bilgi Yay., Ankara, 1985.

 
  Bugün 2 ziyaretçi (16 klik) kişi burdaydı!
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

http://www.site

www.muhammed-sarikoc.tr.gg ( SİTE KAFKAS TÜRKLERİNİ ANLATMAKTADIR )===>HOŞGELDİNİZ


 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Copyright © 2008 MUHAMMED SARIKOÇ 9/A 259